WordPress Site Hızlandırma İşlemleri

Bir web sitesinin açılış hızı, dijital dünyadaki en önemli para birimidir. İstatistikler, 3 saniyeden geç açılan sitelerde ziyaretçilerin %40’ının sayfayı terk ettiğini gösteriyor. 15 yıllık web yönetim tecrübemde, harika tasarlanmış ama kağnı gibi çalışan çok fazla proje gördüm. Çözüm ise genellikle karmaşık kodlarda değil, doğru WordPress site hızlandırma stratejilerinde yatar.

Bu yazıda, sitenizi roket hızına ulaştırmak için görsellerden veritabanına kadar uygulamanız gereken teknik adımları anlatıyorum.

Hız Neden Sadece “Hız” Değildir?

Google’ın “Core Web Vitals” güncellemesiyle birlikte hız, artık bir SEO kriteri. Yani siteniz yavaşsa, içeriğiniz ne kadar kaliteli olursa olsun Google sizi arka sayfalara atar. Daha önce WordPress Güvenlik Önlemleri makalemde bahsettiğim gibi; güvenli bir site temeldir, ancak hızlı bir site “yaşanabilir” bir yapıdır. Kimse güvenli ama açılmayan bir kapıda beklemez.

1. Veritabanı Optimizasyonu: Motorun Pasını Silin

WordPress siteleri zamanla “dijital çöp” üretir. Her yazı taslağı (revision), silinen yorumlar ve eklenti artıkları veritabanını şişirir. Sorgular yavaşlar, site ağırlaşır.

Veritabanı Optimizasyonu

💪
Dikkat: Bu dosyalarda değişiklik yapmadan önce mutlaka yedeğini alın!

Yapılması Gerekenler:

  • Revizyonları Sınırlayın: wp-config.php dosyanıza şu kodu ekleyerek kayıt edilen taslak sayısını 3 ile sınırlandırın: define( 'WP_POST_REVISIONS', 3 );
  • Tablo Temizliği: WP-Optimize veya Litespeed Cache veritabanı araçlarını kullanarak “Overhead” (gereksiz yük) oluşmuş tabloları optimize edin. Özellikle wp_options tablosundaki “autoload” verilerini kontrol etmek hayati önem taşır.

2. Görsel Optimizasyonu ve WebP Teknolojisi

WordPress site hızlandırma işlemlerinde en büyük suçlu genellikle optimize edilmemiş görsellerdir. 5 MB’lık bir fotoğrafı ana sayfaya koymak, ziyaretçiye “git” demektir.

  • Boyutlandırma: Görselleri siteye yüklemeden önce Photoshop veya TinyPNG gibi araçlarla sıkıştırın.
  • Format Dönüşümü: JPG veya PNG yerine, Google’ın sevdiği yeni nesil WebP formatını kullanın. Bunu otomatik yapan eklentiler (Örn: Converter for Media) işinizi çok kolaylaştırır.

3. Önbellekleme (Caching) Stratejisi

Sunucunun her ziyaretçi için PHP kodlarını tekrar tekrar işlemesi büyük zaman kaybıdır. Cache mekanizması, sayfanızın “html” fotoğrafını çeker ve ziyaretçiye onu gösterir.

Eğer sunucunuz destekliyorsa LiteSpeed Cache bu işin zirvesidir. Alternatif olarak WP Rocket veya ücretsiz W3 Total Cache kullanılabilir. Ancak dikkat: İki cache eklentisini aynı anda asla kullanmayın, siteyi çökertirsiniz.

4. PHP Sürümü ve Hosting Kalitesi

Yazılımsal tüm müdahaleleri yapsanız bile, sunucunuzun donanımı kötüyse sonuç alamazsınız.

  • PHP Sürümü: Cpanel veya Plesk panelinizden PHP sürümünü kontrol edin. PHP 8.0 ve üzeri, PHP 7.4’e göre %20-30 daha performanslı çalışır.
  • Disk Yapısı: Mutlaka SSD veya NVMe disk kullanan bir hosting firması tercih edin.

5. Test Edin ve İzleyin

Yaptığınız değişikliklerin etkisini görmek için ölçüm yapmalısınız. Global standart olan Google PageSpeed Insights aracını kullanarak sitenizin mobil ve masaüstü skorlarını analiz edin. Hedefiniz sadece “100 puan” almak değil, “LCP” (En Büyük İçerikli Boyama) süresini 2.5 saniyenin altına indirmektir.

Sonuç Olarak Değerlendirmek Gerekirse!

Hızlı bir web sitesi, ziyaretçilerinize duyduğunuz saygının göstergesidir. Veritabanı temizliği, doğru görsel formatı ve güçlü bir önbellekleme ile WordPress site hızlandırma hedeflerinize ulaşabilirsiniz. Unutmayın, hız süreklilik ister; ayda bir bakım yapmayı ihmal etmeyin.

Sizin siteniz PageSpeed testinden kaç puan aldı? Sonuçları yorumlarda paylaşın, birlikte değerlendirelim.

Kategoriler:

WordPress,